Önemli Bilgilendirme: Kişisel Verilerin Korunması Düzenlemelerinde Değişiklikler
Nisan 30, 2019
2019 Haziran Ayına İlişkin Gelişmeler
Temmuz 11, 2019

2019 Nisan Ayına İlişkin Gelişmeler

Türkiye

 

  • Kişisel Verileri Koruma Kurumu yeni karar özetlerini yayınladı.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“KVKK”), 3 Nisan 2019 ve 16 Nisan 2019 tarihlerinde Kişisel Verileri Koruma Kurul’u (“Kurul”) tarafından verilen yeni karar özetlerini KVKK’nın internet sitesi üzerinden https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/5406/Kurul-Karar-Ozetleri kamuoyu ile paylaştı. Yayınlanan karar özetlerinin detayları kısaca aşağıdaki şekildedir:

– 25/03/2019 tarihli ve 2019/78 sayılı Karar: Petrol piyasasında, “Dağıtıcı Lisansı” kapsamında faaliyet gösteren bir Şirket, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (“EPDK”) Kararı ile getirilen yükümlülük çerçevesinde, “hatalı akaryakıt dolumlarının” önüne geçmek amacıyla geliştirdikleri “Araç Tanıma Projesi” (“Proje”) kapsamında otomasyon sistemi içerisinde işlenen bazı verilerin ilgili kişinin açık rızası bulunmaksızın 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nda (“Kanun”) öngörülen hukuka uygunluk sebepleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda Şirket tarafından başvuru yapılmıştır. Kurul, yapmış olduğu değerlendirmede kişisel veri işlemenin hukuka uygunluk sebeplerinden biri olan “meşru menfaat” kapsamında değerlendirilebilmesi için çeşitli hususların veri sorumlusu tarafından Kurul’un belirlediği kriterler kapsamında denge testi yapılarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Öte yandan, ilk kişisel veri işleme amacında güdülen amacın daha sonraki işleme faaliyetlerinde değişmesi halinde yeni veri işleme faaliyetinin de veri işleme şartlarından en az birine dayanması ve kişisel veri işleme ilkelerinin tümüne uygunluğunun gerektiği de ifade edilmiştir. Karara konu olayda Proje ile güdülen amacın hem tüketicinin hem de dağıtıcı şirketin menfaatlerini korumak olduğu dikkate alınarak ilgili kişi bilgilerinin kullanılmasının meşru menfaat kapsamında değerlendirilebileceği ve Şirketin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek kaydıyla açık rızaya gerek kalmaksızın veri işleme faaliyetinde bulunmasına hukuken bir engel bulunmamıştır.

– 24/12/2018 tarihli ve 2018/156 sayılı Karar: Kişinin kişisel bilgilerinin kullanılarak çeşitli içerikli internet sitelerinde hakkında yorumların ve paylaşımların yapılmasına ilişkin şikâyetini içeren ve yargıya intikal etmiş olan başvurunun değerlendirilmesi neticesinde Kanun’un 15. Maddesi uyarınca yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olan ihbar veya şikayetlerin incelemeye alınmayacağını belirtmiş ve şikâyete konu iddiaların suç unsuru barındırması ve yargıya intikal ettirilmiş olması nedeniyle yapılacak işlem olmadığına karar vermiştir,

– 05/12/2018 tarihli ve 2018/142 sayılı Karar: Veri sorumlusu bir Bankaya ait veri kayıt sisteminde yer alan kişisel verilerin silinmesi yönündeki ilgili kişi talebinin veri sorumlusu tarafından yerine getirilmemesi sebebiyle KVKK’ya yapılan başvuru neticesinde bankacılık işlemlerinde yasal saklama süreleri dikkate alınarak ilgili kişinin bankalar nezdindeki son işlemi üzerinden 10 yıllık yasal saklama süresinin geçmediği tespit edilmiş ve bu nedenle KVKK nezdinde yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

– 19/11/2018 tarihli ve 2018/131 sayılı Karar: Bir tüzel kişiliğe ait elektronik ortamda yer alan verilerin veri sorumlusu tarafından başka bir veri sorumlusuna aktarılması talebi ile ilgili tüzel kişi şirket tarafından KVKK’ya yapılan başvuru neticesinde; tüzel kişi verilerinin Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği ve karara konu erişim talebinin de tüzel kişi tarafından gelmiş olması sebebiyle, başvurunun Kanun kapsamında değerlendirilmeyeceğine karar verilmiştir.

– 16/10/2018 tarihli ve 2018/118 sayılı Karar: İlgili kişinin, veri kayıt sisteminde mevcut bulunan kişisel verilerinin silinmesi amacıyla veri sorumlusuna yaptığı başvuruya tatminkâr bir cevap alamaması üzerine KVKK’ya yaptığı başvuru neticesinde Kurul kararının veri sorumlusu tarafından süresinde yerine getirilmediği görülmüştür. Kurul, kamu kurumu olarak değerlendirdiği veri sorumlusuna saklama süresi sona eren kişisel verileri silmesi ve silme işlemi hakkında şikâyetçiyi bilgilendirmesi, saklama amacı dışındaki amaçlar için söz konusu kişisel verileri işlememesi yönünde talimat vermiştir. Kurul bu talimatlarının yerine getirilmesi için veri sorumlusuna 30 günlük süre tanımıştır. Veri sorumlusunun verilen süre içerisinde kararı yerine getirmemesi üzerine Kurul, idari para cezası uygulanması ile disiplin hükümlerine göre işlem yapılmasına ve ilgili kişinin daha önce talimat verildiği üzere yeterli derecede bilgilendirilmesi hususunda talimat verilmesine karar vermiştir.

– 13/09/2018 tarihli ve 2018/106 sayılı Karar: İlgili kişinin görevi nedeniyle imzalamış olduğu evrakın kimliği belirsiz kişilerce internet ortamında paylaşılması üzerine KVKK’ya yapmış olduğu başvuru neticesinde şikâyete konu olayın Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca Şikâyetçi tarafından yargıya intikal ettirilmiş olması nedeniyle, Şikâyetçi hakkında çevrimiçi uygulama üzerinden yapılan paylaşımlar kapsamında KVKK tarafından yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

– 26/07/2018 tarihli ve 2018/90 sayılı Karar: Çevrimiçi bir platformda iş başvurusu alan veri sorumlusu şirketler topluluğunun kişisel veri işleme süreçlerinin Kurul tarafından re’sen incelenmesini teminen yapılan başvuru neticesinde Kurul, aynı kutucuğun işaretlenmesi yoluyla hem aydınlatma metninin okunduğuna, hem de kişisel verilerin işlenmesi hususunda açık rıza verildiğine ilişkin onay alınması yoluna gidildiğini tespit etmiştir. Söz konusu uygulamanın Kanun’un amacına ve Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin madde 5/1-f hükmüne uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle, aydınlatma metninin okunduğuna ilişkin geri bildirim alınması ile ilgili kişilerin kişisel verilerinin işlenmesi hususunda gerekli seçimlik haklarının da tanındığı açık rıza metninin onaylandığının ispatını sağlayacak mekanizmaların ayrıştırılması hususuna karar verilmiştir.

  • Kişisel verileri koruma ikincil mevzuatında yeni değişiklikler yürürlüğe girdi.

28 Nisan 2019 tarihli ve 30758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” “Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ve “Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair

Tebliğ” ile yeni mevzuat değişiklikleri yapılmıştır. Değişiklikler kısaca aşağıdaki şekildedir:

– Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik’te yapılan değişiklikler kapsamında “irtibat kişisi”, “kişisel veri envanteri” ve “veri sorumlusu temsilcisi” kavramlarının tanımında ve “Veri sorumlusu, Veri Sorumlusu Temsilcisi ve İrtibat Kişisinin Yükümlülükleri” ile ilgili maddede bazı önemli bazı değişiklikler yapılmıştır. İrtibat kişisi, değişiklik öncesi tanımında Türkiye’de yerleşik olan tüzel kişilerin Veri Sorumluları Sicili’ne (“Sicil”) atayacakları gerçek kişi olarak tanımlanırken; değişiklik ile beraber Türkiye’de yerleşik tüzel kişilerin yanı sıra Türkiye’de yerleşik gerçek kişiler için de veri sorumlusu tarafından atanacak olan gerçek kişi şeklinde yeniden tanımlama yapılmıştır. Kişisel veri işleme envanteri (“Envanter”) tanımında yapılan değişiklik ile beraber hukuki sebep ve muhafaza edilme sürelerine de yer verilmiştir. Böylece hukuki sebep ve muhafaza süreleri, Envanter kapsamına dâhil edilmiştir.

Sicil’e açıklanacak bilgilerin kişisel veri işleme envanteri ile uyumlu olması düzenlenmekteydi; yapılan değişiklikle beraber Sicil’e kayıtla yükümlü olan veri sorumlularının kişisel veri işleme envanteri hazırlamakla yükümlü olduğu öncelikli olarak belirtilmiştir. Ek olarak, veri sorumluları tarafından Sicil’de yer alan kişisel veriler için imha sürelerinde esas alınacağı belirtilen ‘işlendikleri amaç için gerekli olan süre’ ifadesinin ‘muhafaza’ süresini işaret ettiği hususuna da açıklık getirilmiştir.

Sicil’de yer alan ve kamuya açıklanacak olan bilgiler kapsamından irtibat kişisine ilişkin bilgiler çıkarılmıştır. Ayrıca yapılan değişiklikle beraber Sicil kayıtlarında meydana gelen değişikliği bildirmek üzere belirlenen 7 (yedi) günlük yasal sürenin değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren başlayacağı belirtilmiştir.

Türkiye’de yerleşik veri sorumlularının yanı sıra Türkiye’de yerleşik olmayan veri sorumluları adına veri sorumlusu temsilcilerinin de Sicil’e kayıt esnasında irtibat kişisi bilgilerini işleyeceği düzenlenmiştir.

İrtibat kişisi veri sorumlusunun Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre temsile yetkili olmadığı açıkça belirtilmiştir.

Sicil’e kayıt yükümlülüğüne getirilecek istisnaları belirlemiş olan Kurul, daha önceki kararlarına da paralel olarak, ‘veri sorumlusunun yıllık çalışan sayısı ve yıllık mali bilanço toplam bilgisi’nin de esas alınacağını hususunu da istisna kriterlerine eklemiştir.

– Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile “kişisel veri işleme envanteri” kavramı yeniden tanımlanmıştır. Yapılan değişiklikle beraber kişisel veri işleme envanterinde yer alacak unsurlara hukuki sebep ve muhafaza edilme süreleri de eklenmiştir.

– Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile birlikte “veri kayıt sistemi” ve “veri sorumlusu temsilcisi” ifadelerinin tanımında değişiklik yapılmıştır. Veri kayıt sisteminin tanımı, ‘kişisel verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği kayıt sistemi’ olarak yeniden düzenlenmiştir. Değişiklik ile beraber veri sorumlusunun farklı birimlerinde farklı kişisel verilerin farklı amaçlar ile işlenmesi halinde her bir birim nezdinde aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesini düzenleyen 5. Madde 1/ç düzenlemesi de yürürlükten kaldırılmıştır.

  • Kişisel Veri İşleme Envanteri Hazırlama Rehberi yayınlandı.

KVKK’nın internet sayfasında 30 Nisan 2019 tarihinde yayınlanan Kişisel Veri İşleme Envanteri Hazırlama Rehberi ile kişisel veri envanteri (“Envanter”) içeriği, hazırlama şekilleri ve VERBİS ile farklılıklarına ilişkin yol gösterici açıklamalarda bulunulmuştur. Veri sorumlularının kişisel veri süreçlerini belirttikleri alanlar olması nedeniyle temelde benzerlik taşıyan ancak uygulamada karışıklıklara sebebiyet veren VERBİS ve kişisel veri envanteri arasında farklılık arz eden unsurlar sıralanmıştır. Envanter hazırlama süreçlerinde envanterin şekli ve yapısının veri sorumluları tarafından, işlenen verilerin niteliği ve sayısı, ilgili kişi grupları, aktarım yapılan kişi sayısı ve grupları, veri güvenliği için alınması gereken teknik ve idari tedbirlerin zorluk derecesi gibi kriterlere göre belirlenmesi gerektiği ve veri işleme faaliyetlerini ilgilendiren diğer hususların da Envanter’e eklenebileceği vurgulanmıştır. Kişisel veri işleme süreçlerinin mevzuata uygun şekilde yerine getirilmesi için ilgili kurum içinde kişisel verilerin korunması mevzuatına ilişkin farkındalığı ve bilgisi olan bir ekip kurulması; kişisel veri işleme süreçlerinin ayrıntılı şekilde analiz edilmesi ve kurum bünyesindeki tüm çalışanlar düzeyinde eğitimler düzenlenerek farkındalık oluşturulması gerektiği de vurgulanmıştır.

  • Rekabet Kurumu tarafından 2018 Yılına İlişkin Yıllık Rapor yayınlandı.

Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) 2018 yılı faaliyetlerine ilişkin bilgileri içeren Yıllık Rapor, 26 Nisan 2019 tarihinde Kurum’un internet sitesi üzerinden https://www.rekabet.gov.tr/ paydaşların dikkatine sunuldu (“Rapor”). Rapor’da, 2018 yılı içerisinde Kurum tarafından katılım sağlanan uluslararası toplantılardan, birleşme devralma kararlarına kadar sonuçlandırılan dosyalara ilişkin detaylar paylaşılmıştır. Buna göre, 223 adet bildirilen işlemlerden 201 işleme izin verilirken, Kurum tarafından 2018 yılı içerisinde 24 adet soruşturma başlatılmıştır. Rekabet Kurumu’nun 2017-2018 yılındaki kararlarının tüketici faydasına olan tahmini katkısının 3,28 milyar TL olduğu tespit edilmiştir. Bu tutar, aynı zamanda Kurum’un gerçekleşen bütçe harcamalarının yaklaşık 51 katına denk gelmektedir.

  • Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu uzaktan programlanabilir SIM teknolojileri için önemli bir karar yayınladı.

Uzaktan programlanabilir (Subscriber Identity Module, Abone Kimlik Modülü) SIM teknolojileri olarak ifade edilen eSIM teknolojileri gün geçtikçe hayatımızda daha fazla yer edinmeye devam etmektedir. Mobil işletmeci profilinin uzaktan yönetilmesini sağlayan ve (Global System for Mobile Association, Mobil İletişim için Global Sistem Birliği) (“GSMA”) tarafından geliştirilen gömülü SIM kart teknolojisi (embeded SIM; eSIM) ile birlikte kullanıcılar mobil operatörlerin mağazalarına gitmeden hizmet paketleri satın alabilmekte, uluslararası dolaşım ücretlerini bertaraf edebilmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK”) 12.02.2019 ve 2019/DK-TED/053 sayılı kararıyla Türkiye’de kullanılmak üzere imal edilen veya Türkiye içerisinde kullanılmak üzere ithal edilen eSIM teknolojilerinin, yerli operatörler tarafından kontrol edilebilecek şekilde programlanabilir olmasına ve yalnızca Türkiye’deki işletmeci profillerinin yüklenebilir olmasına karar vermiştir. Benzer şekilde, aynı Karar’da GSMA standartlarında öngörülen tüm yapı, sistem ve depolama birimlerinin, Türkiye’de yetkilendirilen işletmeciler tarafından ülkemiz sınırları içerisinde tesis edilmesine ve tüm verinin ülkemiz sınırları içerisinde tutulmasına da karar verilmiştir. Karar’da belirtilen teknik şartlara uygun altyapının ise 29 Şubat 2020 tarihine kadar BTK tarafından belirlenecek yerlerde kurulması ve sistemin bileşenleri için yerli malı belgesi alınması gerekmektedir. BTK, kararda ayrıca ülkemizde kullanılmak üzere imal edilen veya yolcu beraberinde getirilen ya da ithalat yolu ile piyasaya arz edilen cihazların uluslararası dolaşım marifeti ile veri hizmeti almasının IMEI kayıt süresi olan 120 gün ile sınırlandırılmasına karar vermiştir.

 

Avrupa

  • Avrupa Birliği Veri Koruma Otoritesi yazılımlara ilişkin sözleşme hükümlerini soruşturuyor.

Tüm Avrupa Birliği (“AB”) kurumları için denetim otoritesi olarak faaliyet gösteren Avrupa Birliği Veri Koruma Otoritesi (European Data Protection Supervisor; “EDPS”) AB kurumları ve Microsoft arasındaki sözleşmelerin veri koruma düzenlemelerine uyumuna ilişkin soruşturma başlattı. EDPS tarafından 8 Nisan 2019 tarihinde internet sitesinde yapılan açıklamada[1], AB kurumlarının günlük işleyişi için Microsoft ürün ve hizmetlerinden faydalandığı ve bu nedenle çok sayıda kişisel verinin işlendiğine dikkat çekmiştir. Açıklamada ayrıca işlemeye konu kişisel verinin kapsamı, niteliği ve amaçları göz önünde bulundurulduğunda 11 Aralık 2018 tarihinde yürürlüğe giren ve AB kurumları için veri koruma düzenlemelerini ortaya koyan 2018/1725 sayılı Yönetmelik’e uyumun önem arz ettiği belirtilmiştir. Bu nedenle, EDPS soruşturma kapsamında hangi Microsoft ürün ve hizmetlerinin AB kurumları tarafından kullanıldığını ve taraflar arasında yapılan sözleşmelerin 2018/1725 sayılı Yönetmelik’e uygun olup olmadığını değerlendirecektir.

  • Spotify, Avrupa Komisyonu’na şikâyette bulunarak Apple’a haksız rekabet davası açtı.

Mobil müzik ve podcast yayıncısı Spotify, Apple’ın mobil uygulama mağazasındaki uygulamalarının haksız rekabete sebebiyet verdiği gerekçesiyle Avrupa Komiysonu’na (anti-tröst) şikâyette bulundu. 13 Mart 2019 tarihinde Spotify tarafından yapılan yazılı açıklamada, Apple’ın son yıllarda App Store üzerinden koyduğu kuralların kasten kullanıcı tercihlerine müdahalede bulunduğu ve özellikle aynı platformda hem bir oyuncu hem de hakem görevi görerek kullanıcı deneyimi pahasına inovatif gelişmeyi engellediğini belirtmiştir.  Spotfiy’ın açıklamasına göre söz konusu problemler, her ne kadar Apple ile doğrudan görüşerek çözülmeye çalışılsa da bir sonuç elde edilememiş ve konunun Avrupa Komisyonu’na taşınması gerekmiştir. Apple, Spotify gibi hizmetlerin Apple’ın ödeme sistemi ile yaptığı alımlarda %30 oranında komisyon ödemesini gerektirmektedir. Bu durum ise Spotify’ın Premium hizmetlerini sunması ve aynı zamanda bu vergi oranını ödeyebilmesi için Premium üyeliklerde aldığı ücretin Apple Music ücretinin çok daha üstünde olmasına sebebiyet vermektedir. Spotify’ın açıklamasına göre Spotify’ın Premium hizmetlerde ücret artışı yapmaksızın hizmetini sunabilmesi için bu komisyonu ödememesi halinde Apple tarafından çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya kalmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle, Spotify tarafından eşit kurallara tabi olarak faaliyet gösterme, tüketicilere ödeme sistemini seçme konusunda tercih hakkı tanıma ve App Store’un hizmetler ve kullanıcılar arasındaki haksız müdahalesine son vermesi talep edilmiştir. Apple ise Spotify’ın bu iddialarına resmi bir basın bülteni yoluyla cevap vermiştir. Apple, Spotify’ın iddialarına tek tek cevap verirken özellikle uygulama geliştirmeleri konusunda Spotify ile birçok kez iletişime geçtiklerini ve bu konuda yardımcı olduklarına vurgu yapmıştır. Apple, ayrıca Spotify’ın ücretsiz bir uygulama olmamasına rağmen ücretsiz bir uygulamadan beklenen avantajlardan yararlanmak istediğini ifade etmiştir.

  • Avrupa Komisyonu dijital platformlar için rekabet politikası raporunu yayınladı.

Avrupa Birliği içerisinde dijital platformlar ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik bir rekabet politikasının mümkün olup olmadığı uzun bir süredir tartışma konusu teşkil etmektedir. Avrupa Komisyonu, bu tartışmalara cevap mahiyetinde genel görüşlerini içeren “Dijital Çağ için Rekabet Politikası” raporunu geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaştı. Raporda, dijital hizmetlerin sunulduğu piyasaların nasıl işlediği, bu çerçevede Avrupa Birliği rekabet hukukunun değerlendirilmesi, çok taraflı platformlar ve veri kavramı gibi hususlar ele alınmaktadır.

 

Dünyadan     

  • Amerika Birleşik Devletleri’nde Bitfinex kriptopara borsası ve Tether’e yönelik soruşturma başlatıldı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde geçtiğimiz aylarda yürütülen bir soruşturma sonucunda, kriptopara platformu olan Bitfinex ve Tether’e karşı New York yerel menkul kıymetler ve takas düzenlemelerinin ihlal edildiği ve Bitfinex müşterileri ile Tether kripto para sahiplerinin dolandırıldığı iddiasıyla dava açılmıştır. Soruşturma sürecinde New York Savcılık Ofisi, Bitfinex platformunu yöneten şirketler grubu ile Tether kripto parasına sahip şirketin her ne kadar farklı firmalar olsa da; ortak yönetim, kontrol ve sahiplik altında bulunduğunu tespit etmiştir. Savcılık Ofisinin iddialarına göre, 2018 yılında Bitfinex müşteri mevduatlarına yönelik bankacılık hizmetlerinin sağlanmasında ve fiyat para birimlerinin iadelerinde zorluk yaşamıştır. Bu yöndeki ihtiyaçlarının karşılanmasında zorluk yaşayan Bitfinex’in ABD doları cinsideki mevduatları müşterilerine havale edebilmek için yurtdışı menşeili Crypto Capital isminde aracı varlık firmasına 1 milyon dolardan fazla para yatırdığı iddia edilmiştir. 2018 yılı ortalarına gelindiğinde Bitfinex yöneticileri, Crypto Capital’in yatırılan fon ile birlikte kaçtığı veya ortadan kaybolduğu yönünde şüpheye düşmüştür. Bunun üzerine müşterilerinin iade işlemlerini gerçekleştirmek isteyen Bitfinex, Tether şirketleri ile işbirliği içine girmiş ve Tether şirketleri kendi

dolar rezervlerini Bitfinex’e borç vermiştir. Savcılık Ofisi, söz konusu bu kredilendirmenin ticari olarak makul olmadığı ve aksine Bitfinex şirketinin Tether şirketleri ve sahiplerini korumak üzere kurgulandığını belirtmiştir. Soruşturma neticesinde 24 Nisan 2019 tarihinde New York Yüksek Mahkemesi’nde dava açılmıştır ve süreç devam etmektedir.

  • Çin, çevrimiçi reklamlarına ilişkin düzenlemelerini geliştirmeyi hedefliyor.

Çin’in piyasa düzenleme idaresi (the State Administration for Market Regulation; “SAMR”) 30 Mart 2019 tarihinde internet reklamcılığı üzerinde düzenleyicilerin daha ileriye taşınması amacıyla bildiri yayınlamıştır. Bildiri, yerel düzeydeki pazar düzenleme birimlerini sahte ve yasadışı çevrimiçi reklamcılıktan kaçınmaya ve çevrimiçi reklamlar için olumlu bir pazar ortamı yaratmaya teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Buna göre, yerel piyasa düzenleme birimleri, özellikle siyasi açıdan hassas, kaba veya sosyal açıdan etkili konuları ilgilendiren yasa dışı çevrimiçi reklamları soruşturacak ve ağır şekilde cezalandıracaktır. Yayınlanan bildiri, özellikle internet portallarına, arama motorlarına ve e-ticaret platformlarına odaklanmaktadır.

Powered by themekiller.com